Ana Sayfa
Ana Sayfa > Sektör Hakkında > Su Sektörüyle İlgili Sorular-Cevaplar

SU SEKTÖRÜYLE İLGİLİ SORULAR-CEVAPLAR

SUDER'in faaliyetleri ve amacı hakkında bilgi verir misiniz?

SUDER, ülkemizde ambalajlı su sektöründe faaliyet gösteren Doğal Kaynak Suyu ve Doğal Mineralli Su üreticilerini ve tedarikçilerini bir çatı altında toplayarak dernek üyeleri arasında iş birliğini sağlamak, sektörümüzün haklarını güvence altına almayı, halk sağlığını direkt ilgilendiren ambalajlı su sektörünün kamusal yararı ve sağlıklı su tüketimi konusunda gerekli eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerine öncülük etmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda toplumumuzda sağlıklı olan doğal kaynak suyu ve doğal mineralli su tüketimini artırmayı hedefleyen bir dernek. SUDER'in en temel görevi sektörümüzde faaliyet gösteren tüm üreticilerimizin ilgili mevzuat hükümlerine uygun biçimde sağlıklı üretim yapmalarını, tüketici sağlığına ve tüketici haklarına saygı göstermelerini ve rekabet kurallarına uymalarını sağlamak.

Başa Dön

Sektörün pazar büyüklüğü ve cirosu 2007'de ne oldu? 2008 beklentisi nedir?

2007 senesi su sektöründe en hareketli dönemlerden biri olmuştur. 2007 yılına özel bir değerlendirme yapılması gerekirse vurgulanması gereken en önemli gelişmenin su pazarındaki büyüme olduğu söylenebilir. Geçen yıl damacana pazarında yıllık %5, PET su perakende pazarında %34, PET su ev dışı tüketim kanalında ise %20 büyüme gerçekleşmiştir. Geçen yıl pazarda 7.9 milyar litre şişelenmiş su satıldı. Tonaj olarak damacana toplamının % 80' nini, diğer ambalajlı sular ise % 20' sini oluşturmuştur. 2007 yılı sonu itibariyle, su sektörü hacmi yaklaşık 7.9 milyar litredir. Sektördeki toplam ciro ise yaklaşık 2,5 milyar ytl'ye ulaşmıştır.

Başa Dön

Sektörünüzün gelişmesinde ya da gerilemesindeki en önemli etkenler neler?

Sektör sorunlarına baktığımızda, şişelenmiş (PET) ve Damacana pazarları diye su pazarını ikiye ayırdığımızda, PET su kısmında yani perakende kanalında çok büyük bir sıkıntı olduğunu söyleyemeyiz ama asıl sorun, su sektöründeki kayıt dışı üretim. Bu durum özellikle damacana sektöründe ön plana çıkıyor. Kaçak üretim haksız rekabete ve daha da önemlisi sağlıksız üretim nedeniyle tüketicilerin hijyenik olmayan ürünleri kullanmalarına neden olabiliyor ve halkımızın sağlığını negatif şekilde etkiliyor.

Ayrıca, su sektörünü diğer sektörlerle karşılaştırdığımızda kar marjının çok düşük olduğunu görüyoruz. Özellikle lojistik maliyetlerinin en önemli kalem olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin Anadolu'da uzak bir şehre yapılan gönderimde çoğu zaman taşıma maliyeti ürünün kendi maliyetini geçebiliyor. Ayrıca, kontrollerden kaçan faturasız satışlar da vergisiz ticareti beraberinde getiriyor. Diğer bir nokta ise, üretici firmaların satış uygulamalarının tüketiciye, yani raf fiyatlarına yansımaması ve yapılan satış/promosyon uygulamalarının "satış noktalarında" kalması. Yeni yönetmeliğin devreye girmesiyle daha sıkı kontrollerin yapılacağını ve haksız rekabetin giderek azalacağını öngörüyoruz.

Son bir nokta ise, kar marjının düşük olması nedeniyle diğer sektörlerde yapılan pazarlama desteğinin bu sektörde yeterince yapılamaması. Düşük kar marjı nedeniyle yıl boyunca devamlılığı olan bir iletişim kampanyası yapabilmek çok zor.

Türkiye'de yıllar bazında tüketim rakamları ise aşağıdaki gibidir;

2005 yılında 6.7 milyar lt
2006 yılında 7.2 milyar lt
2007 yılında 7.9 milyar lt

Başa Dön

Halen ne kadarlık bir tüketimden, ne kadar büyüklüğe sahip bir su sektöründen bahsedebiliriz?

Toplam su pazarı hacmi Türkiye'de 2007'de 7,9 milyar litre iken, 2008 yılında bu rakamın 8,6 milyar litreye ulaşması beklenmektedir. 2008 yılında hedeflenen hacmin, 6,2 milyar litresinin %4'lük büyüme ile damacana satış kanalından, 2,4 milyar litresinin de %23'lük büyüme ile PET satış kanalından gelmesini beklenmektedir. 2007 yılında pet pazarında gerçekleşen büyüme, geçtiğimiz yıla oranla %26 artmıştır. 2008 senesinde de su sektöründeki hızlı büyümenin aynı ivmeyle devam etmesi bekleniyor.

Ambalajlı su sektörünün pazar payı yıllık ne kadar? 2006, 2007 ve 2008 yılında ne kadar oldu?

Başa Dön

Su sektörü 2006 senesinde çok hareketli idi. Damacana piyasası büyümesini sürdürürken (%10), asıl "patlama" PET su pazarında oldu: Bu sektör perakendede %30'un üzerinde büyüdü.

2007 senesi su sektöründe en hareketli dönemlerden biri olmuştur. 2007 yılına özel bir değerlendirme yapılması gerekirse vurgulanması gereken en önemli gelişmenin su pazarındaki büyüme olduğu söylenebilir. Geçen yıl damacana pazarında yıllık %5, PET su perakende pazarında %34, PET su ev dışı tüketim kanalında ise %20 büyüme gerçekleşmiştir. Geçen yıl pazarda 7.9 milyar litre şişelenmiş su satıldı. Tonaj olarak damacana toplamının % 80' nini, diğer ambalajlı sular ise % 20' sini oluşturmuştur. 2007 yılı sonu itibariyle, su sektörü hacmi yaklaşık 7.9 milyar litredir. Sektördeki toplam ciro ise yaklaşık 2,5 milyar ytl'ye ulaşmıştır.

Başa Dön

Ambalajlı su sektörünün son yıllarda bu kadar büyümesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle Ankara, İstanbul ve İzmir'de şebeke sularının sağlık yönünden sakıncalı olduğu yönündeki iddialar bu illerde su satışlarını ne oranda artırdı.

Ülkemizde Köyden Kente göç hareketlerinin devam etmesi Şehirlerin hızlı büyümesine,ve çeşitli çevre sorunlarına neden olmakta bu durum şehirlerin sürekli artan içme – kullanma su ihtiyaçlarının temin edildiği su havzalarının bozulmasına ve daralmasına neden olmakta bu havzalardan temin edilen sular yetersiz kalmaktadır.

Son yıllarda olumsuz etkileri daha belirginleşen küresel ısınma nedeniyle yaşanılan kuraklıklar şehirlerin içme-kullanma suyu ihtiyaçlarının yeterince karşılanmasını daha da güçleştirmekte, bu durum sağlıklı ve güvenli olan ambalajlı sulara olan talebi artırmaktadır.

Başa Dön

Ambalajlı su sektörünün geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz, öngörünüz nedir?

Dünyada ve ülkemizde çeşitli etkenlerden ( Nüfus artışı, Sanayileşme, Artan enerji ihtiyaçları nedeniyle fosil yakıt tüketiminin artması, Doğal afetler, Orman yangınları vs. ) kaynaklanan büyük çevre sorunları nedeniyle doğal denge bozulmakta, bu durum su kaynaklarını olumsuz etkilemektedir.

Son yıllarda yıkıcı etkileri daha fazla belirginleşen küresel ısınma olgusu nedeniyle yaşanılan kuraklıklar zaten artan çevre sorunlarından olumsuz etkilenen su kaynaklarının hızla azalmasına ve giderek yetersizliğine neden olmaktadır.
Tarifi yapılan bu ortamda gerek Dünyada gerekse ülkemizde İnsanların ihtiyaç duyduğu güvenilir ve sağlıklı olan ambalajlı sulara talep giderek artmaktadır. Önümüzdeki süreçte de artmaya devam edecektir.

Bu çerçevede Ambalajlı Su Sektörünün kısa,orta ve uzun dönemde büyümeye devam edeceğini öngörmekteyiz.

Su sektöründe markaların özellikle son zamanlarda fiyatlarda zam yaptıkları belirtiliyor. Fiyatlarda ortalama ne kadarlık (yaklaşık yüzde) bir artıştan bahsedebiliriz?

Ambalajlı su fiyatları 2008 yılında bir önceki yıla oranla %10 – 18 arasında artış yaşanmıştır.

Bu artış ilk ne zaman yapıldı? Sektörde gerçekleşen bu zamlar hangi nedenlerden kaynaklanıyor?

Bu artışlar Eylül 2007 – Eylül 2008 aralığında yaşanmıştır. Fiyat artışlarındaki en önemli faktör artan akaryakıt fiyatları nedeniyle Lojistik maliyetlerdeki artış olmuştur. Özellikle Damacana suda Lojistik maliyetler en önemli maliyet unsurlarının başında gelmektedir.

Türkiye'deki ambalajlı su tüketimini Avrupa ile kıyaslar mısınız?

Türkiye'de 2006 yılında kişi başı ambalajlı su tüketimi yılda 91 litre olarak gerçekleşti. Fransa'da yıllık kişi başı tüketimin 142 litre, İtalya'da 176 litre, İspanya'da 143 litre olduğunu göz önüne aldığımızda, Türkiye'de ambalajlı su tüketiminin artma potansiyeli olduğunu görüyoruz.

Sizce su sektörü AB standartlarına uyum sürecini başarıyla atlatabildi mi?

Başa Dön

8.10.1997 tarihli ve 23144 sayılı Resmi gazete'de yayımlanan İçilebilir nitelikteki suların İstihsali, ambalajlanması, satışı ve denetlenmesi hakkında yönetmelik yürürlükten kalkarak 98/83/EC sayılı insani tüketim amaçlı sular hakkında direktif ile uyumlu olarak hazırlanan 17.02.2005 Tarih ve 25730 Sayılı "İnsani tüketim amaçlı sular hakkında yönetmelik ve 01.12 2004 Tarih ve 25657 sayılı "Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmelik" yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Günümüz itibari ile Sağlık Bakanlığından ruhsatlı olarak faaliyet gösteren bütün Ambalajlı Su üreticileri bu yönetmelikler kapsamında Ruhsatlarının uyumlaştırma işlemleri tamamlanmıştır. Halihazırda ülkemizdeki Ambalajlı Su sektörünün AB Mevzuatıyla birebir uyumlu hale geldiğini belirtebiliriz. "

Başa Dön

Türkiye'nin su ihtiyacının ne kadarı karşılanıyor?

Türkiye'de 2006 yılında kişi başı ambalajlı su tüketimi yılda 91 litre olarak gerçekleşti. Fransa'da yıllık kişi başı tüketimin 142 litre, İtalya'da 176 litre, İspanya'da 143 litre olduğunu göz önüne aldığımızda, Türkiye'de ambalajlı su tüketiminin artma potansiyeli olduğunu görüyoruz.

USIAD (Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği) 2006 raporuna göre, Dünya genelinde sağlıklı suya erişen nüfusun toplam nüfusa oranı %82'dir. Sanayileşmiş ülkelerde bu oran %99'a kadar çıkarken, gelişmekte olan ülkelerde %66 civarında seyretmektedir. Türkiye'de ise bu oran %93'tür. İçme suyu bakımından değerlendirildiğinde dünya nüfusunun yaklaşık %20'sine karşılık gelen 1,4 milyar insan yeterli içme suyundan yoksun olup, 2,3 milyar kişi sağlıklı suya erişememektedir. 2050 yılı için öngörülen 9,3 milyarlık nüfusun %75'inin su kıtlığı ile karşı karşıya kalacağı beklenmektedir.

Türkiye bu kapsamda dünya çapında değerlendirilidiğinde su sıkıntısı çeken ülkeler grubunda yer almamaktadır ancak kentleşme, sanayileşme ve nüfus artışı neticesinde nicelik açısından tatlı su kaynaklarında azalma ile karşı karşıyadır. Su kaynakları bakımından zengin sayılan Türkiye, özellikle evlere dağıtım sırasında veya şişelenmiş su üretimi esnasında bilinçsiz üreticiler tarafından ihlal edilen koşullar neticesinde sağlıksız koşullarla karşılaşabilmektedir.

Türkiye kişi başına düşen 3690 m³ kullanılabilir su miktarı ile dünya sıralamasında ortalamada yer almaktadır. DİE tahminlerine göre 2030 yılına kadar ülke nüfusunun 100 milyona ulaşması durumunda, kişi başına düşecek teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir su miktarı 1000 m³' e düşecektir. Bu bakımdan özellikle içme suyu sektöründe bu potansiyelin geliştirilmesi hayati önem taşımaktadır. Köy Hizmetleri Genel müdürlüğü tarafından en son 2005 yılında yapılan güncellenme itibariyle 33.320 köy ve 41.090 bağlısı olmak üzere 74.410 yerleşim biriminde yaşayan 14 milyon nüfusa içme suyu hizmeti verilmiştir. Ancak halen susuz ünite sayısı 2087 iken, mevcut ünitelerin %85'i sulu, %10'u yetersiz ve %5'i susuz durumdadır. Ancak hizmet alanına giren nüfusun %97'si sağlıklı ve yeterli içme suyuna sahiptir, buna göre köy ve bağlı birimlerde toplam 420.000 kişi halen sağlıklı su beklemektedir.

Başa Dön

Su sektöründe üretim ağırlıklı olarak nerelerde yapılıyor?

Türkiye su kaynaklarının zenginliği bakımından dünyadaki sayılı ülkelerden biridir. Özellikle İzmit, Bursa, Adana ve Antalya gibi bölgeler başta olmak üzere Türkiye'nin hemen her bölgesinde farklı kaynaklar bulunmaktadır.

Başa Dön

Tüketicilerin su tüketiminde dikkat etmesi gereken hususlar nelerdir?

Su insan yaşamındaki en temel besin maddelerinin en başında gelmektedir ve insan sağlığını belirleyen en temel unsurlardan biridir.

Suyu diğer besinlerden ayıran en önemli özelliği, diğer besinlerde tüketme öncesinde uygulanan arındırma işlemleri (Yıkama, Kabuğunu soyma, Pişirme vs.) uygulanmadan,geldiği haliyle tüketiliyor olmasıdır.Bu nedenden dolayıdır ki tüketime sunulduğu hali ile son derece hijyenik vasıflarda, sağlıklı, kaliteli ve güvenli olmalıdır.

Diğer alternatifleri (şebeke suları, arıtma cihazları ile elde edilen sular, kuyu ya da artezyen suları) ile karşılaştırıldığında; kaynağında doğal yapısı değiştirilmeden ambalajlanan, sürekli olarak Sağlık Bakanlığı denetiminde olan ve bünyesinde sağlığa yararlı çeşitli mineraller barındıran, son derece hijyenik koşullarda tüketime sunulan sular Ambalajlı Doğal Kaynak veya Ambalajlı Doğal Mineralli sulardır.

Bu nedenle sağlığımız açısından mutlaka Ambalajlı Suları tüketmeliyiz.

Tüketeceğimiz su markasını belirlerken de mutlaka bilinçli ve seçici olmalıyız.
Seçeceğimiz su markasını belirlerken sadece fiyatının ucuz olmasına aldanmamalı, aşağıdaki hususlara özellikle dikkat etmeliyiz.

  • Taklit üretim olup olmadığına,
  • Suyun renksiz, kokusuz ve berrak olmasına,
  • Sağlık Bakanlığından ruhsatlı olarak üretildiğine,
  • Ambalajının iç ve dış yüzeylerinin temiz, bakımlı ve iyi görünümlü olmasına,
  • Ürünün kapağında kabartma logo ile marka ismi bulunmalıdır,
  • Kapak çevresinde marka adının yazılı olduğu ürün emniyet bandı bulunmalıdır,
  • Şişe kapağında suyun dolum ve son kullanma tarihleri ile üretim parti seri numarası bulunmalıdır.

Başa Dön

Taklit doldurulmuş damacana nasıl anlaşılır?

Damacana markası damacananın 4 ayrı yerinde yazılı olmalı ve 4 ayrı yerde yazılı olan markanın 4 tanesi de aynı olmalıdır.

  • Damacananın gövdesindeki etikette yazılı olan marka ismi
  • Damacananın gövdesinde kendinden kabartmalı harflerle yazılı olan marka ismi
  • Damacananın kapağında kedinden kabartmalı harflerle yazılı olan marka ismi
  • Damacananın emniyet bandında yazılı olan marka ismi

 

Yukarıda belirtilen 4 yerdeki marka isimleri aynı olmalıdır. Bunlardan 1 tanesi bile farklı isimde ya da isimsiz ise o damacananın taklit doldurulduğu kolayca anlaşılır.

Başa Dön

Su damacanalarının plastik yerine cam olması sağlık yönünden daha iyi olur mu?

Hayır. Çünkü Damacanalar dönüşümlü ambalajlardır. Her dolumdan önce tam otomasyon sistemlerle yıkanması ve Sterilizasyon işlemine tabi tutulması gerekmektedir. Yıkama işleminin ise işin tekniği açısından ve Sağlık Bakanlığı Yönetmeliğine uygun olarak min 55 C ve üstü bir ısıda gerçekleştirilmesi gerekmektedir.Cam ambalajı bu ısıda yıkamak teknik açıdan mümkün olamamaktadır. Çünkü Cam ambalaj bu ısıda çatlamakta ve kırılmaktadır. Ayrıca camın ağır oluşu lojistik açıdan büyük zorluklara neden olmaktadır. Bu nedenlerle Damacanada Cam kadar sağlıklı olan Polikarbonat Ambalajlar kullanılmaktadır.

Başa Dön